Sıfır Şiddet Sıfır Cinayet
Gökhan İLHAN

Gökhan İLHAN

Topluma Bakış

Sıfır Şiddet Sıfır Cinayet

09 Mart 2020 - 17:44

Ve kadınlar ,
Bizim kadınlarımız; 
Korkunç ve mübarek elleri ,
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle ,
Anamız, avradımız, yârimiz.
Nazım Hikmet ne de güzel ve de anlamlı yazmış. Bildik mi? Değerlerini kadınlarımızın bakalım.
Şiddet insanlık dışı bir davranış biçimidir
Şiddettin her türlüsünü kınıyorum. Şiddet cinayetlere yol açmaktadır. Günümüzde kadına yönelik şiddet, tüm dünyada olduğu gibi maalesef ülkemizde de bütün acımasızlığı ile sürmektedir. Devletlerarası savaşlarda kadınların uğradıkları zararlar da değişik bir şiddet türü. Çocuklara da aynı derecede. Savaşlar sonrası babasız, annesiz yetim kalan savaşın çocukları. Sahipsiz kalan kadınlar. Kadınsız çocuksuz kalan babalar.. Ülkemizde değişik bölgelerde aşiret ve töre cinayetleriyle, feodalizmin içindeki eriyen ve kaybolan, gençlikler.
Şiddete uğrayan kadının ne yaptığı, ne söylediği ya da nasıl giyindiği sorgulanarak, fiziksel, sözel ve cinsel şiddete uğrayan kadınların bunu hak edip etmediği tartışılarak, kurbanlar suçlanarak, televizyonlarda, sosyal medyada, basında günlerce tartışıldı hala tartışılıyor. Farkındalık yaratmak açısından elbette haberlere yer verilmelidir.  Ancak kullanılan dile dikkat edilmeli. Şiddeti özendirecek, erkeği kahraman gösterecek, her eyleme bir gerekçe üreten bir dil kullanılmamalıdır.
Yapılan araştırmalar sonucunda;
**Bugün dünya üzerinde yaşayan kadınlarımızın,  % 65’i eşlerinden şiddet görüyor.-Çin'de, yılda 1 milyon kız çocuğu doğar doğmaz öldürülüyor. Dünyada bu yolla kaybedilen kadın sayısı 40-50 milyonu buluyor.-Uluslararası Göç Örgütü, her yıl 2 milyon kadının sınır ötesi kadın ticaretinde kullanıldığından bahsediyor.-ABD'de, her 6 dakikada bir kadına tecavüze uğruyor.-İngiltere'de, her 7 kadından biri birlikte olduğu erkek tarafından tecavüze uğruyor.-Fransa'da, her ay 6 kadın aile içi şiddet nedeniyle hayatını kaybediyor.
Özgecan toplumda büyük yankı uyandırdı
 
Hatırlayalım; Türkiye'yi yasa boğan Mersin’de Özgecan Aslan cinayetinin üzerinden beş yıl geçti. 11 Şubat 2015 tarihinde 19 yaşındaki Özgecan, bindiği minibüsün şoförünün tecavüz girişimine direndiği için hunharca katledilmişti. Toplumda büyük yankı uyandırmıştı. Özgecan cinayetinden bu yana Türkiye'de 2 bine yakın kadın öldürüldü. 
Sadece 2019 yılında 474 kadın, erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. 
2019 verilerine göre; bu kadınların 152'sini kimin öldürdüğü tespit edilemedi, 134'ü evli oldukları erkek, 25'i eskiden evli olduğu erkek, 51'i birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldü.
474 kadının 185'i ateşli silahlarla, 101'i kesici aletle, 29'u boğularak, 6'sı kimyasal ilaç, 27'si darp edilerek, 6'sı yakılarak öldürüldü. Hepsi birer vahşet hepsi ayrı ayrı birer cinnet, birer canilik.
Kadına şiddete; Milli - Sosyal sorun gözüyle bakılmalıdır
Yasama, yürütme ve yargının ilgili tüm kuramlarıyla, sivil toplum kuruluşlarının katılımlarıyla, sorumluluk üstlenilmesi şarttır.  Önemli bir sosyal sorumluluk vatandaşlık görevidir. Hatta olaya duyarlı bir gözle milli sosyal sorun olarak bakılmalıdır. Mahkemelerin vereceği kararlar uzatılmadan, zaman kaybetmeden hız kazanmalıdır. Bu arada boşanma esnasında uzlaştırıcı, pedagog, psikolog, sosyolog gibi dallarda görev yapan uzmanlar tarafından boşanma esnasında, (mahkeme ilk duruşması öncesi) çiftler dinlenmeli, bilirkişilerin mahkemeye sunacakları sosyal ön raporlar sonrası avukat işlemleri karşılıklı savunma ve mahkeme başlamalıdır. Çünkü bir çok kez basından şunu da okuduk, duyduk ki; Gerçek mağduriyetin yanında, az sayıda da olsa birde mağdur gibi gözüken, maalesef diyorum acıdır ki tazminat uğruna, çıkar uğruna mağdur edebiyatı yapan yönlendirilen kadınlarımız da olmaktadır.
Adalet hızla ve hakkaniyetle işlemelidir
Çiftler arasına 6284 sayılı kadını koruma yasası ile gerçek mağdur olan kadınlarımız sonuna kadar her türlü korunmalı güvenlik önlemleri en üst seviyede alınmalıdır. Gerçek mağdur olmayıp da sadece kanunun esnekliğinden yola çıkarak da çiftleri çıkmaza sokan ve karşılıklı suçlamalara düşüren, ayrılan çiftleri düşman ettirircesine, saldırgan duruma düşüren, mahkemeleri oyalayan, erkeği potansiyel suçluluğa iten, anne-baba çocuk arasındaki bağları zayıflatan, Türk aile yapısını zedeleyen, çiftleri mağdur duruma sokan, çiftleri evinden çocuklarından uzaklaştıran, mahkemeleri zaman kaybına uğratan avukatlarımızda maalesef ki var. Görevini layıkıyla ,hukuk ilkelerine bağlı dürüstçe yapan avukat arkadaşlarımızı burada  tenzih ediyorum. Sözüm ona bir takım avukatlara da bu olumsuz durumları yapmaları halinde gerekli hukuki uyarı ve ceza işlenmelidir.
 
Sıfır şiddet sıfır cinayet
Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için kampanyalar, ana-baba eğitim programları başlatılmalıdır. İlgili tüm sivil ve resmi kuruluşlarla işbirliği yapılarak, Devlet-Yerel Yönetimler-STK’lar çalışmalarıyla yaşamsal öneme sahip bu sorunun ortadan kaldırılması, gerekli sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile mümkün olacaktır. 2020 yılının başlarındayız. Temennim ve beklentim gelecek yıllarda dünyada savaşların olmadığı, kadına şiddetin olmadığı, yuvaların yıkılmadığı, çocukların yetim kalmadığı,  tek bir kadınımızın dahi yaşamını kaybetmediği bir ülke diliyorum.
Yıl 2021’de ve gelecek yıllarda KADINA SIFIR şiddeti, SIFIR KADIN cinayetini yazmak hayaliyle, temennisiyle dua ediyorum. Kahraman ordumuzun İdlib’de sınırlarımızı korumak adına, terör guruplarıyla verilen meşru mücadelesinde şehitlerimize şükranla minnetle Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar dilerim. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü tüm kadınlarımıza kutlu olsun. Başta annem olmak üzere, tüm annelerimizin ellerinden saygıyla öpüyorum.
Gökhan İLHAN
Sosyolog/Yazar
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum